Biz Kimiz?
Misyonumuz
Permakültür ve rejeneratif tarım ilkelerini rehber edinerek; toprağın kalitesini iyileştirmeyi, biyolojik çeşitliliği artırmayı ve çiftliğimizdeki tüm canlıların refahını bütüncül ve sürdürülebilir bir yaklaşımla koruyup geliştirmeyi amaçlıyoruz. Üretim anlayışımız; yalnızca sağlıklı gıda yetiştirmeyi değil, yaşadığımız toprağı güçlendirmeyi ve gelecek nesiller için dengeli bir ekosistem bırakmayı da kapsar.
Toprağın ve Doğanın Yenilenmesi
HappiNest’te tarım, toprağın kendisiyle başlar. Toprağımızı tavuk gübresi, kompostlanmış bahçe atıkları ve çiftlik yan ürünleriyle doğal yollarla zenginleştirir; hiçbir şeyin kaybolmadığı, her şeyin yeniden toprağa döndüğü sıfır atık bir döngü kurarız.
Yalnızca atalık tohumlar ekerek biyolojik çeşitliliği korur, tohum mirasını gelecek nesiller için güvence altına alırız. Aynı zamanda polikültür ilkelerini benimser; meyve ağaçlarını, sebze bahçelerini ve eşlikçi bitkileri bir araya getirerek her unsurun birbirini desteklediği dayanıklı bir ekosistem oluştururuz.
Her hasat, toprağımızı yeniden canlandırır, biyolojik çeşitliliği güçlendirir ve doğayı iyileştirmeye katkı sağlar — tarımın bir yenilenme gücü olabileceğini kanıtlar.
Doğal Yaşam Döngüsüne Saygılı, İnsancıl Hayvan Refahı
HappiNest’in kalbinde tavuklarımız yer alır. Açık alanda yaşar, taze meralarda özgürce dolaşır, güneşte toprak banyosu yapar ve doğanın tasarladığı şekilde davranırlar.
Onların rolü yalnızca yumurtlamakla sınırlı değildir — doğal gübreleriyle toprağımızı zenginleştirir, döngüsel çiftlik sistemimizin ayrılmaz bir parçasını oluştururlar.
Onlara nasıl baktığımız konusunda tamamen şeffafız; dileyen herkesi bu yaşamı yerinde görmeye davet ederiz. Çünkü mutlu tavukların yalnızca daha sağlıklı yumurtalar değil, aynı zamanda daha sağlıklı bir çiftlik yarattığına inanıyoruz.
Doğaya Saygılı, Sürdürülebilir ve Kimyasalsız Tarım
Kimyasal kullanmadan, hibrit tohumlara başvurmadan ve kestirme yollara sapmadan üretim yapıyoruz — yalnızca doğanın bilgeliğine ve zamanla sınanmış yöntemlere güveniyoruz.
Atalık sebzelerimiz; permakültür uygulamaları, doğal kompost ve kapalı döngü kaynak kullanımı sayesinde güçlü ve sağlıklı bir şekilde yetişir. Pestisit yok, sentetik gübre yok, taviz yok.
Endüstriyel tarım yerine sürdürülebilirliği tercih ederek; tozlayıcıları, su kaynaklarını ve toprağı koruyor, aynı zamanda hem geleneği hem de gerçek lezzeti taşıyan gıdalar üretiyoruz.
Doğal, katkısız ve besin değeri yüksek ürünler
HappiNest’ten çıkan gıda yalnızca taze değil — gerçek anlamda besleyicidir. Atalık sebzelerimiz, hem zengin aromaları hem de yüksek besin değerleri için özenle yetiştirilir; serbest dolaşan tavuklarımızın altın sarısı yumurtaları ise doğallığın sunduğu saf besin gücünü taşır.
Bir tedarik zincirine bağlı kalmadığımız için, her ürün çiftliğimizden doğrudan ellerinize ulaşır. Müşterilerimiz yalnızca gıda satın almaz — üretimin kaynağında deneyimler; nasıl yetiştirildiğini, nasıl büyütüldüğünü ve nasıl hasat edildiğini şeffaflıkla bilir.
Şeffaflık, Bilinç ve Toplulukla Bağ Kurmak
Kapılarımızı, üretim yöntemlerimizi ve deneyimlerimizi açık tutuyoruz. Ziyaretçilerimiz; atalık tohumlarla nasıl üretim yaptığımızı, atıkları nasıl komposta dönüştürdüğümüzü ve tavuklarımıza nasıl özenle baktığımızı tüm döngüsüyle görür.
Çiftlik ziyaretleri, atölyeler ve tarladan sofraya etkinliklerle topluluğumuzu tarımı yakından deneyimlemeye davet ediyoruz. Aracı yok, gizli süreç yok, karmaşık tedarik zinciri yok. HappiNest, insanları gıdalarının gerçek kaynağıyla — doğayla, toprakla ve yaşayan geleneklerle — doğrudan buluşturarak güven inşa eder.
Tüm ailenizle birlikte mutfağınızın ihtiyaç duyduğu yumurta, sebze, meyve, orman meyveleri ve aromatik bitkiler gibi temel besinleri bir arada bulabilir; nasıl yetiştirildiklerini yerinde deneyimleyebilir ve etik, sağlıklı, temiz gıdaya gönül rahatlığıyla ulaşabilirsiniz.
Yolculuğum

Canan Yaşar
Ben Canan. HappiNest’in kurucusuyum.
Toprakla tanışmam bir tercih değil, çocukluğumdan beri içimde taşıdığım bir miras. Türkiye’de, ailemin çiftliğinde doğup büyüdüm. En eski anılarım zeytin ağaçlarının gölgesinde, hayvanların arasında, mevsimlerin ritmini dinleyerek geçti.
Babam ilk öğretmenimdi. Bana hayvanlara nasıl şefkatle yaklaşılacağını, bir tohumu toprağa sadece ekmek değil, niyetle bırakmak gerektiğini ve doğayla uyum içinde yaşamanın ne demek olduğunu o öğretti. O bağ hiç kopmadı.
Hayat beni önce bambaşka bir yola götürdü. İnsan hakları alanında, özellikle korunmaya muhtaç çocuklar için uluslararası düzeyde çalışan bir avukat oldum. Dünyanın farklı yerlerinde adalet ve insan onuru için mücadele ederken, her zaman bir yolunu bulup toprağa dokundum.
Gittiğim her yerde küçük bir bahçe, birkaç saksı, ekilen bir tohum oldu hayatımda. Bir şeyler yetiştirmek, üretmek, büyütmek… Toprakla bağımı hiç koparmadım. Çünkü nerede olursam olayım, ruhumu besleyen şey hep aynıydı: toprağın sessiz bilgeliği ve üretmenin iyileştirici gücü.
2017’de yüksek lisans için İtalya’ya, Padova Üniversitesi’ne geldim. Kısa süre sonra hayat beni güzel bir aşk hikâyesiyle Meolo’ya getirdi. 2023’ten beri İtalya’nın bu sakin köşesi artık evim.
Köklerime yeniden dönmek ve içimdeki gerçek tutkuyu takip etmek için organik tarım ve permakültür alanında eğitimler aldım. Her öğrendiğim bilgiyle, her attığım adımla HappiNest hayali daha da netleşti. Şefkati, sürdürülebilirliği ve topluluk ruhunu merkezine alan bir çiftlik kurmak istedim.
Bugün HappiNest, sevgiyle işlenen 30 dönüm bir yaşam alanı. Ahşap kümeslerden ekolojik çitlere kadar her yapıyı kendi ellerimizle inşa ettik. Sürdürülebilir malzemelerle, bol emekle ve çokça gönülle.
Burada permakültür ve rejeneratif tarım ilkelerini benimsiyoruz. Besin değeri yüksek gıdalar üretirken yaşadığımız toprağı onarıyor, her canlıya özenle yaklaşıyoruz. Çünkü bizim için tarım sadece bir meslek değil — bir yaşam biçimi. Saygıya, şefkate ve bağ kurmaya dayanan bir yaşam.
Bu yalnızca benim hikâyem değil. Bu; umutla, iyileşmeyle ve doğayla yeniden uyum kurmayla örülmüş ortak bir yolculuk.
Yuvamıza hoş geldiniz. 💛
Bu Yolculuğa Destek Olanlarla Tanışın
HappiNest yalnızca benim yolculuğum değil — en başından beri yanımda yürüyen eşim ve kalpten destek olan yakın dostlarımla birlikte büyüyen ortak bir hikâye.
Bu hayal, tek başına kurulan bir girişim değil; emekle, sabırla ve karşılıklı güvenle örülmüş bir dayanışma hikâyesi. Birlikte çalıştık, birlikte öğrendik, birlikte inşa ettik.
Bugün toprağa atılan her tohumda, kurulan her yapıda ve paylaşılan her hasatta bu ortak emeğin izi var. HappiNest, ekip ruhuyla kök salan ve birlikte büyüyen bir yuva. 💛
Luca
Eşim Luca, yalnızca yetenekli bir marangoz değil; doğayla iç içe yaşamayı seven, üreten ve dokunduğu her şeye ruh katan biri. HappiNest’in en başından beri en güçlü destekçisi oldu — daha bu fikir yalnızca bir hayalken bile bana inandı.
Bu yolculuk boyunca sadece fiziksel emeğiyle değil; sabrı, cesareti ve hiç bitmeyen desteğiyle yanımda oldu. Beni yüreklendirdi, motive etti ve her adımda “devam et” dedi.
Hafta içi tam zamanlı çalışmasına rağmen, hafta sonlarını çiftliğe adar. Bir şeyi tamir eder, yeni yapılar inşa eder, hayvanlarla ilgilenir… Hepsini büyük bir özen ve içten bir adanmışlıkla yapar.
HappiNest’te gördüğünüz ahşap yapılar, kümesler ve küçük detaylar yalnızca birer yapı değil; Luca’nın emeğinin, yaratıcılığının ve kalbinin izlerini taşır. Onun elleriyle şekillenen her dokunuş, çiftliğimize sadece form değil, ruh kazandırdı.
Leny
Leny, ailesinden taşıdığı köklü tarım bilgisi ve permakültüre duyduğu içten tutkuyla HappiNest yolculuğuna değer katıyor. Doğayla iç içe bir yaşam anlayışı ve dikkatli bakış açısı, çiftliğin gelişimine doğal ve samimi bir katkı sağlıyor.
En başından beri dostluğu ve enerjisiyle yanımızda. Tohum ekerken, küçük projeler üretirken ve çiftlikte paylaşılan anlarda; hayvanlara ve doğaya olan sevgisi HappiNest’in ruhuna sıcaklık ve canlılık katıyor.
Giovanni
Giovanni, HappiNest’in en başından beri yanımızda olan kıymetli bir dost ve destekçimiz. Bir mimar olarak, çiftliğin planlanma sürecinde fikirleri ve teknik bakış açısıyla bize yol gösterdi.
Onun katkısı yalnızca teknik önerilerden ibaret değil; mekânın ruhunu anlayan ve doğayla uyumlu düşünmeyi önemseyen bir yaklaşım sunuyor. Rejeneratif yaşam ve sürdürülebilir tasarıma olan ilgisi, HappiNest’in gelişim sürecine ilham veren bir güç oldu.
Bugün çiftliğimizin dengeli ve bilinçli yapısında, Giovanni’nin dostça desteğinin izleri var.
